Bedenimin Hikmetiyle Muhabbet
Bir süredir kendimce bir pratik yapıyorum: bedenimdeki organlarla konuşuyorum. Tuhaf gelebilir. Ama “yol”un bize öğrettiği şeylerden biri de bu değil mi — ruhun bedende bir yolcu olduğu, bedenin de o yolculuğa hizmet eden sessiz bir ordu olduğu. Bu yazı, o muhabbetlerden birinin ham hali. Ne dersiniz, belki de sizin de bedeninizle muhabbet vaktiniz gelmiştir…
*****
Bütün organlarıma — kalbime, beynime, akciğerlerime, vücudumdaki her bir organa, başta timüs bezime selam olsun.
Her an, her durumda bana hizmettesiniz. Hepinize sonsuz kere teşekkür ederim. Her birinizin varlığına bin şükür.
Timüs bezim, seninle özel konuşacağım cancağızım.
Sen; bağışıklık organlarına, kalp ve dolaşım sistemine, hormon sistemine, akciğerlere hizmet ediyorsun. Göğüs kemiğinin hemen arkasında, kalbimin en yakın komşusu olarak duruyorsun — bedenin en sessiz, en az hatırlanan organlarından birisin belki de.
Anadolu’da kadınların ağıt yakarken göğüslerine vurduğunu çok gördüm, çok duydum. Kesin bir kaynağa dayandıramam ama bende hep şu izlenimi bırakmıştır: o vuruş, tam da senin durduğun yere iniyor. Acıyı hafifletmek, duyguyu bedenden serbest bırakmak için bilmeden seni çağırıyorlar sanki.
“Yol”da çok önemli bir yerin ve önemin var diye hissediyorum ben. Ruhun bedene giriş-çıkış kapısı, ilk ve son nefesin menzili gibisin gözümde. Bu benim kendi sezgim, kendi okumam — ama bu sezgi bana çok şey anlattı.
Senin önemini dört ayaklı oğlum Doruk’u kaybedince anladım. Senin büyümen, dengesizleştiğinde birçok organa zarar da verebiliyor. Ama biz sana gerekli özeni göstermiyoruz; çoğu zaman seni hiç aklımıza getirmiyoruz. Affet bizi.
Kalbimin en yakın komşusu, biriciğim… seni çok seviyorum. Bugün gezerken neler hissettin?
*****
Hepimiz edebi sonsuzluğa göç edeceğiz. Bunu en çok Göbeklitepe’de hissettim — tarihin sıfır noktasında, senin de yardımınla nefes aldım, acılarımı serbest bıraktım. Kaya mezarlarında ise şunu idrak ettim: her canlı bir gün ölecek, bütün organlarımız toprak olacak. Ama ruhlarımız daima sevgiyle yaşayacak.
Siz canım organlarım, hepiniz ne güzel birbirinize bağlı ve hizmettesiniz. Biz insanlar da — bilinçli ya da bilinçsiz, gelmiş geçmiş bütün ruhlar olarak — birbirimize hizmetteyiz ve birbirimize bağlıyız. Siz, hoşgörü ve sevgiyle birbirinizi sarmalıyor, destek oluyorsunuz. Hepiniz iyi ki varsınız.
Canım bedenim, ruhum, zihnim… size gerekli özeni ve sevgiyi göstereceğime söz veriyorum.
Siz de bir gün, sessizce, kendi bedeninize teşekkür edin. Belki de en çok ihmal ettiğiniz organla başlayın.

